szótár görög - török

ελληνικά - Türkçe

πυρετός keresztbe vetett lábbal ülő:

1. ateş ateş


Ona ateş edeceğim.
Ateş yanar.
Bir grup milis onu gördü ve ateş açmaya başladı.
Oda çok soğuk. Ateş söndü.
Ben polis. Karakola kadar gelir misiniz? "N-neden?" "Kasabanın ortasında tabancayla ateş etmeye gitmenin bir suç olmadığını düşünemiyor musun?!"

Török szóπυρετός„(ateş) készletekben:

Προβλήματα υγείας στα τουρκικά